6u1Yjx. İnsan Vücudundaki Sistemler, fizyolojik olarak aynı işlevi gören yapısal organ birlikleridir. Mükemmel bir organizma olan insan vücudunda, vücudun yaşamsal faaliyetlerini sağlıklı ve yeterli seviyede devam ettirebilmesi için bütün organların sağlıklı olarak çalışması gerekir. Organların sağlıklı ve birbirleriyle uyumlu hareket etmeleri sistemlerin sağlıklı olmasını, vücudumuzdaki sistemlerin sağlıklı çalışması da bütün vücudumuzun sağlıklı olmasını sağlar. Vücudumuzdaki sistemler nelerdir? Vücudumuzu meydana getiren başlıca sistemler; sindirim sistemi, Dolaşım Sistemi, Boşaltım Sistemi, Sinir Sistemi, Solunum Sistemi, Lenf Sistemi, Üreme Sistemi, Hareket ve Destek Sistemidir. Vücudumuzdaki Sistemlerin Görevleri ve Özellikleri Sindirim Sistemi Vücuda alınan besin maddelerinin ve içeriklerinin kana ve hücrelere geçebilecek kadar küçük parçalara ayrılması işlemine sindirim, bu olayı gerçekleştiren sisteme de sindirim sistemi denir. Dolaşım Sistemi Sindirilmiş besin maddelerinin ve oksijenin hücrelere ulaştırılmasını ve hücrelerde oluşan atık maddelerin ve karbondioksitin hücrelerden uzaklaştırılmasını sağlayan sisteme dolaşım sistemi denir. Boşaltım Sistemi Sindirim yoluyla kana ve hücrelere ulaşan besin maddeleri enerji verici, onarıcı ve düzenleyici olarak kullanıldıktan sonra ortaya çıkan fazla su, ürik asit, madensel tuzlar ve karbondioksit gibi atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasından sorumludur. Sinir Sistemi Canlıların içsel ve dışsal çevresini algılamasına yol açan, bilgi elde eden ve elde edilen bilgiyi işleyen, vücut içerisindeki hücreler ağı sayesinde sinyallerin farklı bölgelere iletimini sağlayan, organların, kasların aktivitelerini düzenleyen sistemdir. Solunum Sistemi Vücut için hayati öneme sahip olan oksijen gazı ile karbondioksit gazının yer değiştirmesini sağlar. Havadaki oksijenin kana karışarak hücrelere ulaşmasından ve hücrenin faaliyetleri sonucu ortaya çıkan karbondioksit gazının da dışarıya atılmasından sorumludur. Lenf Sistemi Lenf damarları ve lenf düğümlerinden meydana gelen lenf sistemi, vücudun yağ, protein ve su dengesinin sağlanması, savunma sisteminin desteklenmesi gibi görevlerde yer alır. Üreme Sistemi Üreme, bir canlının neslini devam ettirmesi olayıdır. Neslin devamından sorumlu olan sisteme üreme sistemi denir. Kadın ve erkekte üreme sistemleri birbirinden farklıdır. İskelet Sistemi İskelet sistemi, canlı organizmaya fiziksel olarak destek sunan, iç organların korunmasını sağlayan ve çoğunlukla minerallerdan oluşan, eklem ve bağlarla birbirine tutturulmuş, etrafı kaslarla sarılı destek yapıdır. Vücudumuzdaki sistemler birlikte ve uyumlu nasıl çalışır? Vücudumuzdaki sistemler gruplar halinde çalışarak bize önemli hizmetler verirler. İskelet ve kas sistemleri vücudumuzu taşımak ve hareket imkanı sağlamakla görevlidir. Bir yerden bir yere gidebilmek için kmik ve kaslarımızı kullanırız. Yiyecekleri ağzımıza götürmemiz. Uymak için kıvrılıp yatmamız, hatta elimizdeki bir kitabı okuyabilmemiz de kemik ve kaslar sayesinde mümkün olmaktadır. Birçok sistem vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlamak için uyum içinde çalışır. Sindirim sistemi yediğimiz gıdaları enerji sağlamak için lüzumlu yakıta, büyümemize ve hücrelerimizin onarımını sağlayan hammaddelere çevirir. Solunum sistemi bu yakıtı enerjiye dönüştürecek oksijeni temin eder. Dolaşım sistemi yakıtı, hammaddeleri ve oksijeni vücudumuzu her yerine tşır. İdrar sistemi ise bu maddelerden arta kalan atık ve atıkların vücut dışına boşaltılması vazifesini üstlenir. Vücudumuzdaki milyarlarca hücre nasıl böyle ahenk içinde çalışabiliyor? Bu koordinasyon ve kontrolü pek çok sisteme borçluyuz. Duyu sistemi içimizde ve çevremizde olup bitenleri beynimize aktarır. Beyin, vücudumuzun yönetici organı olarak diğer tüm organlara talimatlar gönderir. Salgı sistemikan dolaşımı aracılığıyla çeşitli organlara hormonlara göndererek beynin emirlerini ulaştırır. Son olarak da, üreme sistemi anne ve babaya bir yandan benzeyen, bir yandan da bambaşka olan yeni insanların dünyaya gelmesini sağlar. İnsan vücudundaki her sistem, faaliyetin bir bölümünü üstlenerek bir bütün halinde çalışan çeşitli organlardan meydana gelmektedir. Mesela iskelet sistemi kemik ve bağdokulardan teşekkül etmiştir. Sinir sistemini oluşturan organlar ise beyin, sinirler ve omurilikler. Sindirim sistemimiz dişler, dil, yemek borusu, mide, kalın ve ince bağırsaklar, karaciğer ve pankreastan meydana gelir. Her organ bir veya birkaç tür dokudan oluşmuştur. Mesela midemizdeki bir doku gıdaların parçalanması ve bağırsaklara taşınması görevini üstlenmiştir. Bir başka doku ise sindirim sıvılarını imal eden yumuşak bir yüzey oluşturur. Bir diğer doku da koruyucu bir kılıf halinde midenin tamamını kaplar. Dokular aynı yapıda çok sayıda hücreden meydana gelir. Hücre hayatın temel taşıdır. Birçok hücre genel olarak aynı yapıda olmakla birlikte, vücudumuzda üstlendikleri görevlere bağlı olarak faklı biçimler alabilirler. vücudumuzdaki Sistemler’, organları oluşturan hücre ve dokuların incelenmesi ile başlıyor. Başa dön tuşu VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER, ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIM BİYOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Gelişmiş yapıda olan bitki ve hayvanların vücudunda, doku ve organ farklılaşması bulunur. Doku ve organların görevleri farklı farklı olup çalışmaları birbirine bağlıdır. Bu nedenle vücuttaki doku ve organların çalışmasının birbiriyle uyumlu olmasını sağlayan yapılara denetleyici ve düzenleyici sistemler denir. Denetleyici ve düzenleyici sistemler çalışma, şekil ve hızına göre 2 çeşittir. A. SİNİR SİSTEMİ Organların çalışmasını hızlı, etkili ve elektriksel yollarla düzenleyen yapılardan oluşur. Sinir sistemi sinir telleri yardımıyla tüm vücuttaki olayları denetler ve düzenler. Özelliğine göre 2 kısımdan oluşur. 1. Merkezi Sinir Sistemi Sinir sisteminin yönetici ve denetleyici kısmıdır. Kafatası ve omurga içindeki sinirsel organlardan oluşur. a. Beyin Kafatası içerisindeki en büyük sinirsel organdır. Yüzeyi girintili çıkıntılı olup iki yarım küreden oluşur. Beyinle kafatası arasında bulunan 3 katlı zar beyni sarsıntılardan ve darbelerden korur. Yapısında milyarlarca sinir hücresi ağ şeklinde bulunur. Beyin yardımıyla insan vücudunda – Duyu organlarından gelen uyarılar değerlendirilir. – Problem ve olaylar düşünülür, çözülür. – Öğrenme faaliyeti ve hafıza olgusu sağlanır. – Acıkma, susama, uyku, uyanıklık düzenlenir. – Kan basıncı ve vücut sıcaklığı düzenlenir. – Hormonların salgılanma zamanı belirlenir. b. Beyincik Yapısı beyne benzer ve küçüktür. İki yarım küreden oluşur. Kafatasının arka alt tarafında bulunur. Beyin, iç kulak ve iskelet kaslarıyla bağlantılıdır. Beyincik yardımıyla insan vücudunda – Kol ve bacaklardaki kasların birbiriyle uyumlu çalışması sağlanır. – Kol ve bacaklardaki kasların çalışma derecesi düzenlenir. – Aktif hareketin dengeli olması sağlanır. c. Omurilik soğanı Yüzeyi düz olup soğana benzer bir şekle sahiptir. Boynun üst kısmında bulunur. İstem dışı çalışan iç organları yönetir. Omurilik soğanı yardımıyla insan vücudunda – Solunum sisteminin çalışması düzenlenir. – Dolaşım sisteminin çalışması düzenlenir. – Boşaltım sisteminin çalışması düzenlenir. – Sindirim sisteminin çalışması düzenlenir. d. Omurilik Sırtdaki omurga içerisinde bulunur. Yüzeyi düz olup sinir kordonunundan oluşur. Kafatası organları ile vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Omurilik yardımıyla insan vücudunda – Beyinle organlar arasında bilgi iletimi sağlanır. – Refkles davranışlarının oluşması düzenlenir. Refleks Vücuda yapılan ani ve güçlü etkilere karşı vücudun aynı şekilde tepki göstermesidir. İstemsiz olarak yapılır. Vücudu koruyucu özelliğe sahiptir. Kazanılma şekline göre 2 çeşidi bulunur. -> Doğuştan kazanılan kalıtsal refleks Genlerle ilgili olup nesilden nesile aktarılır. Her insanda aynı şekilde bulunur. – Doğan çocuğun emme hareketi – İğne batan parmağın çekilmesi – Gürültülü sesten ürkme – Göz bebeğinin büyüyüp küçülmesi -> Sonradan kazanılan şartlı refleks Doğumdan sonra deneyimlerle ve öğrenme sonucu kazanılır. Nesilden nesile aktarılmaz. – Limon görünce ağzının sulanması – Örgü örme, dans etme, yüzme davranışları – Bisiklet ve araba sürme davranışları 2. Çevresel Sinir Sistemi Vücudu ağaç kökü şeklinde saran sinir liflerinden oluşur. Merkezi sinir sistemi ve vücut organları arasındaki sinirsel iletimi sağlar. Sinirlerin Yapı ve Özellikleri Sinir dokusunu oluşturun hücrelere nöron denir. Milyarlarca nöron insan vücudunu ağ gibi sararak yönetimi sağlarlar. Nöronlar görevleri için aşırı farklılaşmış olup bölünme yetenekleri yoktur. Çalışmaları sırasında bol miktarda enerji harcarlar. Nöronların şekilleri benzer olup 3 kısımdan oluşurlar. Dendrit Kısa ve çok sayıda olan uzantılardır. Çevreden aldıkları uyarıları aksona taşırlar. Akson Uzun ve bir tanedir. Dendritten aldığı uyarıları hedefi olan organa doğru taşır. Gövde Nöronun çekirdek ve organellerinin bulunduğu sitoplazma kısmıdır. Hücredeki hayatsal olayları gerçekleştirir. Miyelin kılıf Bazı nöronlarda, aksonların çevresiyle yalıtımını sağlayarak uyartıların daha hızlı taşınmasını sağlar. Uyarı Nöronları etkileyen çevresel değişmelerdir. Uyartı İmpuls Uyarılar etkisiyle nöronlarda oluşan elektiriksel ve kimyasal değişmelerdir. İnsan vücudunda görev ve taşınan bilginin farklılığına göre 3 çeşit sinir hücresi kullanılır. -> Duyu nöronu Uyarıları duyu organlarından merkezi sinir sistemine taşır. -> Motor nöron Merkezi sinir sisteminden organlara doğru emir taşır. -> Ara nöron Merkezi sinir sistemini oluşturur. Uyarı ve emirler sinirler üzerinde uyartılar şeklinde taşınırlar. Taşınma hızları sabit olup oluşma miktarları değişebilir. Uyartılar nöronlar üzerinde iyonlar yardımıyla elektriksel Nöronlar arasında hormonlar yardımıyla kimyasal olarak taşınır. Nöronlar bilgi birbirine bağlandığı bölgelere sinaps denir. Sinapslar bir nöronun aksonuyla diğerinin dendriti arasında kurulur. Uyartılar sinapslar üzerinde salgılanan özel hormonlarla taşınır. Böylece uyartının hangi yolu takip ederek hangi organa ulaşacağı belirlenir. B. HORMON SİSTEMİ Organların çalışmalarını yavaş, zayıf ve uzun süreli olarak etkileyen sistemdir. Organların çalışmasını ürettiği hormonlar yardımıyla düzenler. Üzerinde özel mesaj taşıyan protein ve yağ yapılı maddelere hormon denir. Hormonlar özel salgı bezlerinde üretilirler. İhtiyaç anında belli miktarda salgılanıp kanla tüm vücuda yayılırlar. Hormonlar belirli orgaların çalışmasını bir süre etkiler. Hormonların az ya da aşırı miktarda salgılanması hastalık oluşmasına etkide bulunur. Her bir hormonun yapı ve etkisi birbirinden farklıdır. İnsanda hormon üreten organlar ve görevleri birbirinden farklıdır. 1. Hipofiz Bezi Beynin alt kısmında bulunan küçük bir bezdir. Sinir sistemi ile hormonal sistem arasındaki bağlantıyı sağlar. Çok çeşitli hormonları salgılar ve vücudu yö¬netir. Hipofiz bezi yardımıyla insan vücudunda – Diğer salgı bezlerinin çalışması yönetilir. – Yaşa uygun büyüme ve gelişme sağlanır. – Vücutta tutulacak su miktarı belirlenir. – Damarlardaki kan basıncının kontrolü sağlanır. – Doğum öncesi süt bezlerinin gelişmesi sağlanır. – Sperm ve yumurta üretiminin düzenlenmesi sağlanır. 2. Epifiz Bezi Beyin yarım kürelerinin arasında bulunur. Çalışması ışık miktarından etkilenir. Epifiz bezi yardımıyla canlılarda – Ergenlik dönemine kadar eşeysel gelişme önlenir. – Günlük uyku, uyanıklık peryodu düzenlenir. – Hayvanların mevsimsel üreme davranışları düzenlenir. 3. Tiroit Bezi Gırtlağın sağında ve solunda bulunur. İki parçalı olup iki çeşit hormon salgılar. Tiroit bezi yardımıyla insan vücudunda -> Tiroksin hormonu salgılanır. Bu hormon hücrelerdeki enerji üretim hızını etkiler. Besin ve oksijen kullanımını artırır. -> Kalsitonin hormonu salgılanır. Bu hormon kandaki kalsiyum ve fosfat miktarını düzenler. Kemiklerin sertleşmesini sağlar. 4. Böbrek Üstü Bezi Vücudun arka tarafında bel hizasında bir çift olarak bulunur. Böbreğin üzerinde bağımsız olarak çalışır. İki çeşit hormon salgılar. Böbrek üstü bezi yardımıyla insan vücudunda -> Adrenalin hormonu salgılanır. Bu hormon korku, çoşku, heyecan, öfke anlarında metabolizmanın hızlanmasını sağlar. -> Aldosteron hormonu salgılanır. Bu hormon kandaki mineral oranını ayarlar. Fazlasının idrara geçmesini sağlar. 5. Pankreas Bezi Hem hormon hem de sindirim enzimi üretebilen karma bir bezdir. Midenin hemen altında bulunur. İki çeşit hormon salgılar ve kan şekeri seviyesinin sabit değerde kalmasını sağlar. Pankreas yardımıyla insan vücudunda -> Glukagon hormonu salgılanır. Bu hormon hücrelerde depolanmış glikojenin eritilerek kana geçmesini ve kan şekerinin artmasını sağlar. -> İnsülin hormonu salgılanır. Bu hormon kandaki şekerin hücrelere geçerek depolanmasını ve kan şekerinin azalmasını sağlar. 6. Eşey Bezleri Cinsiyetle ilgili olup erkeklerde testis, dişilerde yumurtalık şeklinde bulunur. Bazı eşey karakterlerinin oluşması ve üreme faaliyetinin yapılmasını sağlar. Eşey bezleri yardımıyla insan vücudunda – Sperm ve yumurta hücrelerinin üretimi sağlanır. – Erkek ve dişilerde ilgili cinsiyet karakterlerinin oluşması sağlanır. DUYU ORGANLARI Canlıların yaşadığı doğada ışık, ısı, nem, yağış, basınç gibi çevre şartları zamanla değişir. Bu değişmeleri algılayarak yaşamını düzenleyen canlılar ortama uyum sağlarlar. Çevredeki değişmelerin canlılara ulaşmasına uyarı denir. Uyarıları alarak sinirlere aktaran organlara duyu organları denir. Vücuttaki duyu organları kendilerine yapılan ışık, basınç, ses, koku, tat gibi uyarıları alarak sinirleri etkiler. İnsan vücudunda 5 çeşit duyu organı kullanılır. A. GÖZ Cisimleri görmeyi sağlayan duyu organıdır. Cisimlerden gelen ışığı algılayarak beyne iletir. Böylece cisimlerin uzaklığı, şekli, rengi, büyüklüğü algılanır. Göz evinde bulunan gözün çevresinde koruyucu organlar bulunur. Kaşlar terin göze ulaşmasını önler, kirpikler tozların göze ulaşmasını önler, göz kapakları gözün dış kısmını temizler, göz yaşı gözün dış kısmını yıkar. Göz yuvarlağı ortadan kesildiğinde, üç tabakadan oluştuğu ve görme yapılarını taşıdığı görülür. 1. Sert Tabaka Bağ dokudan oluşur ve beyazdır. Sık dizilimde hücrelerden oluşur. Göze yuvarlak şeklini ve direnç kazandırır. Böylece gözdeki iç ve dış basıncı dengeler. Gözün ön tarafındaki saydam tabakayı oluşturur. Saydam tabaka kornea İnce ve esnek olup ışığın kırılarak göze girmesini sağlar. ince kenarlı mercek gibi davranır ve göze gelen ışığı göz bebeğinde toplar. 2. Damar Tabaka Orta tabakadır. Bol miktarda kan damarı taşır. göz yapılarının beslenmesini sağlar. Göz boşluğuna bakan yüzeyi siyah maddelerle kaplıdır. Böylece göz içinin karanlık odaya dönüşmesini sağlar. Karanlık oda göze giren ışığın yansımasını önler. Bu tabaka farklılaşarak iris, göz bebeği, mercek ve mercek kaslarını oluşturur. İris Düz kaslardan oluşan renkli yapıdır. Göze siyah, kahverengi, yeşil, mavi gibi özel renkleri kazandırır. Işık miktarına göre kasılır. Göze girecek ışığı ayarlar. Göz bebeği İrisin ortasındaki açıklıktır. Işığın merceğe ulaşmasını sağlar. Mercek Canlı, esnek ve ince kenarlıdır. İncelip kalınlaşarak gözün uzak ve yakına uyumunu sağlar. Mercek kasları Bakılan mesafelere göre merceğin şeklini değiştirir. 3. Ağ Tabaka Retina En içte bulunan tabakadır. Ağ şeklinde göz içini astarlamıştır. Üzerinde ışığı alan duyu almaçları bulunur. Işığın kırılmaları sonucu oluşan görüntüyü alarak göz sinirine aktarır. Farklılaşmasıyla sarı benek ve kör nokta oluşur. Sarı benek Görme düzleminin tam karşısında bulunur. Üzerinde yoğun olarak da duyu almacı taşır. Görüntünün en net olarak algılandığı yerdir. Kör nokta Üzerinde almaç taşımadığı için görüntü alınmasında etkili değildir. Görme Olayı Cisim -> Işık ışınları -> Kornea -> Göz bebeği -> Mercek -> Ağ tabaka -> Sarı benek -> Ters görüntü -> Almaç -> Sinirler -> Beyin -> Değerlendirme Göz Kusurları Gözün normal görüşünü etkileyen yapısal ve işlevsel bozukluklarına göz kusurları denir. Görüntünün bulanık ya da bazı renklerin alınamaması şeklinde etkili olur. -> Miyopluk Göz yuvarlağının uzaması ve merceğin kırığının artmasıyla oluşabilir. Uzağın bulanık, yakının net görülmesini sağlar. Kalın kenarlı mercekle düzeltilir. -> Hipermetropluk Göz yuvarlağının kısalması ve merceğin kırılıcığının azalmasıyla oluşabilir. Uzağın net, yakının bulanık görülmesini sağlar. İnce kenarlı mercekle düzeltilir. -> Astigmatlık Işığı kıran kornea ve merceğin pürüzlenmesiyle oluşur. Yakının ve uzağın bulanık görülmesini sağlar. Silindirik mercekle düzeltilir. -> Presbitlik Merceğin esnekliğini kaybetmesiyle oluşur. Uzağın net, yakının bulanık görülmesini sağlar. İnce kenarlı mercekle düzeltilir. -> Kataraktlık Merceğin saydamlığını kaybetmesiyle oluşur. Cisimlerin eksik görülmesine neden olur. Ameliyatla düzeltilebilir. -> Şaşılık Göz yuvarlağını hareket ettiren kasların bozulmasıyla oluşur. ameliyatla düzeltilebilir. -> Renk körlüğü Kalıtsaldır. Nesilden nesile aktarılır. Kırmızı ve yeşil renkler algılanamaz. Tedaviside yoktur. B. KULAK Sesleri algılayan işitme duyu organıdır. ses, maddelerin titreşmesi sonucu oluşur. Hava moleküllerinin üzerinde çevreye yayılır. Kulak, ses titreşmelerinin yönünü, derecesini ve özelliğini algılayarak sinirlere aktarır. Kulak dıştan içe doğru 3 farklı kısımdan oluşur. 1. Dış kulak Ses titreşmelerini alarak kulak zarına taşır. Kulak kepçesi ve kulak yolundan oluşur. Kulak kepçesi Sesi toplar ve kulak yoluna verir. Kulak yolu Havadaki toz ve mikropların kulak içine girmesini önler. 2. Orta Kulak Ses titreşmelerini düzenleyerek oval pencere zarına aktarır. kulak zarı, kulak kemikleri ve östaki borusundan oluşur. Kulak zarı İnce ve esnektir. Ses dalgaları etkisiyle titreşerek uyarıları çekiç kemiğine aktarır. Çekiç - örs - üzengi kemikleri Çevresinde kaslar bulunan özel kemiklerdir. Ses titreşimlerinin derecesini ayarlar. Fazlaysa azaltır, azsa yükseltirler. Östaki borusu İşitmeyle ilgisi yoktur. Orta kulağı ağız boşluğuna bağlar. Çok gürültülü ses ve basınçlarda kulak zarının iç ve dış kısmındaki hava basıncını dengeler. 3. İç Kulak Uyarıların sinirlere aktarıldığı yerdir. salyangoz, dalız, oval pencere ve yarım daire kanallarından oluşur. Dalız İçi sıvı dolu yoldur. Ses titreşimlerini sıvı dalgası şeklinde salyangoza iletir. Salyangoz İki buçuk kez kıvrımlı olup, kıvrımların sonundaki almaç ve sinirler titreşimleri algılarlar. Son kısmında esnek zar ve duyu almaçlarının bulunduğu yere korti organı denir. Korti organı ses titreşimlerini alarak duyu sinirlerine aktarır. Yarım daire kanalları İşitmeyle ilgisi yoktur. Birbirine dik olan 3 yarım kanaldan oluşur. Kanalları yardımıyla vücudun duruşunu beyinciğe bildirir. Böylece dengeye yardımcı olur. C. DİL Yenilen besinlerin tadını algılar. Yapısında çizgili kaslar bulunur. İstemsiz ve istemli olarak çalışabilir. Üzerinde kabartılar şeklinde tat tomurcukları bulunur. Bu tomurcukların üzerinde çok sayıda duyu almacı ve sinir bulunur. Dil üzerinde 4 çeşit almaç bulunur. Bu almaçlar tatlı, tuzlu, ekşi ve acıyı algılar. Bu almaçlar dilin her tarafında bulunmakla beraber bazı kısımlarda yoğunlaşmıştır. Bu nedenle dilin ucu tatlıyı, arkası acıyı, ön yan tuzluyu ve arka yan kısımlar ekşiyi daha iyi algılar. Almaçların çalışabilmesi için tat moleküllerinin tükürükte erimesi gereklidir. D. BURUN Koku alma duyu organıdır. Nefesle alınan havadaki koku taneciklerini algılar. İçerisinde kıllar, mukus tabakası, kemik kıvrımlar ve kılcal damar tabakası alınan havanın temizlenmesini, ısıtılmasını, nemlendirilmesini ve kokusunun alınmasını sağlar. Uçucu olan koku maddeleri burun içindeki mukus sıvısında eriyerek almaç ve sinirleri uyarır. Buradaki almaçlar aşırı ve uzun süreli uyarımlardan dolayı koruyucu olarak yorulma özelliğine sahiptir. E. DERİ Vücut çevresini örten ince, esnek ve canlı bir dokudur. Hücreleri sık dizilimli olup çok farklı görevleri yapabilir. İki tabakadan oluşur. -> Üst deri Derinin en dış kısmıdır. Dış ortamla etkileşim halindedir. İki kısımdan oluşur. Ölü kısım Korun Protein tabakasından oluşur. Yabancı maddelerin vücuda girmesini önler. Canlı kısım Malpigi Deriye özel renk kazandırır. Ölü tabakanın sürekli olarak yenilenmesini sağlar. -> Alt deri Derinin beslenmesini, uyarıları almasını, kılların oluşmasını sağlayan kısımdır. DESTEK ve HAREKET SİSTEMLERİ İnsanların yer ve yönlerini değiştirmelerine hareket denir. Hareketi sağlayan organlar hareket sistemini oluşturur. Destek ve hareket sisteminin oluşmasında kemikler, kaslar ve eklemler kullanılır. 1. İskelet Kemiklerin birleşmesiyle oluşan yapıya iskelet denir. İnsan iskeletinde 210 civarında kemik bulunur. İskeleti oluşturan kemikler eklemlerle birbirine bağlanırlar. İskelet insan vücudunda – Genel şeklini kazandırır. – Aktif hareketi sağlar. – İç organlara desteklik sağlar. – Merkezi sinir sistemini dış etkilerden korur. – Kan hücrelerini üretir ve mineral depolar. İnsan iskeleti özelliğine göre 3 kısımdan oluşur. a. Baş iskeleti Kafatası kemiklerini oluşturur. Beyin ve beyinciği dış etkilerden korur. Çene kemikleriyle beslenmeyi sağlar. Yapısında yüz, bilgi elmacık, burun, çene ve şakak kemikleri bulunur. b. Gövde iskeleti Vücudun karın ve göğüs kısımlarını oluşturur. İç organları tutar. Kalp ve akciğeri korur. Yapısında omurga, kaburga, kürek, köprücük, göğüs kemikleri bulunur. c. Üye iskeleti Kol ve bacakların oluşmasını sağlar. Aktif hareket ve ellerin oluşmasında etkili olur. Uyluk, kaval, baldır, pazu, dirsek, parmak kemiklerinden oluşur. Şekil ve büyüklüğüne göre 4 çeşit kemik bulunur. -> Kısa kemik Eni boyuna yakın olan kemiklerdir. El ve ayaklardaki parmak ve bilek kemikleri bu gruba girer. -> Uzun kemik Boyu eninden uzun olan kemiklerdir. Kol ve bacaklarda bulunur. -> Yassı kemikler Yüzeyi geniş, levha şeklindeki kemiklerdir. Kafatası, kaburga, kürek, köprücük, çene kemiği bu gruba girer. -> Düzensiz şekilli kemikler Belli bir şekle sahip olmayan omurlar bu gruba girer. Kemiğin Yapısı Kemiklerin enine kesilmesi durumunda farklı yapı ve özelliklerdeki kısımlardan oluştuğu görülür. Yapısında kemik zarı, sert kemik dokular, süngersi kemik doku, kemik kıkırdağı, sarı ilik ve kırmızı ilik bulunur. Kemik zarı periost Kemiğin dışında bulunur. Kemiğin beslenmesini, büyümesini, kalınlaşmasını ve onarılmasını sağlar. Kemik kıkırdağı Kemiğin uç kısmında bulunur. Kemiğin boyuna uzaması ve eklemlerin oluşmasını sağlar. Sert kemik dokusu Mineral oranı fazla olan sıkı dizilimli kısımdır. Kemiğe direnç ve şekil kazandırır. Süngersi kemik dokusu Kemik içerisinde oyuk şeklinde boşluklar oluşturur. Sarı ilik Yağ depolanmasında etkili olur. Kırmızı ilik Alyuvar, akyuvar ve kan pulcuklarının üretilmesini sağlar. 2. Eklemler İskeleti oluşturan kemiklerin birbirine bağlanmasını sağlayan yapılara eklem denir. Kemiklerin hareket yeteneğine göre 3 çeşidi bulunur. a. Oynamaz eklemler Bağladığı kemiklerin hareket etme yeteneği yoktur. kemikleri tamamen birleştirmiştir, Kafatası ve kalçada bulunur. b. Yarı oynar eklemler Kemiklerin kısıtlı ve dar açıda hareket etmesini sağlar. Omurgadaki eklemler gibi. c. Oynar eklemler Kemiklerin farklı şekil ve açıda hareketine imkan sağlar. Kol ve bacaklardaki eklemler bu gruba girer. 3. Kaslar Uzayıp kısalma şeklinde, şeklini değiştirebilen hücrelerden oluşurlar. Yapısında, kas dokunun hücreleri demet şeklinde bulunur. Kasların kasılıp gevşemesi sinirlerin uyarılarıyla gerçekleşir. Çalışmaları sırasında bol miktarda enerji harcarlar. İnsan vücudundaki kaslar – Aktif hareketi sağlar. – Bazı iç organlara hareket yeteneği kazandırır. – Kalbin çalışmasını sağlar. – Konuşmanın gerçekleşmesini sağlar. – Yedek enerji depolanmasını sağlar. Kasların kasılması sırasında kısalma, şişme, sertleşme ve kalınlaşma gerçekleşir. Kol ve bacaklardaki kemiklerin çalışması sırasında ön ve arkada birbirine zıt çalışan kaslar bulunur. Bu zıt açıcı ve bükücü kasların kasılıp gevşemesiyle kol ve bacaklardaki bükülme ve gerilmeler gerçekleşebilir. BESİNLER ve SİNDİRİM SİSTEMİ A. BESİNLERİN ÖZELLİKLERİ Canlıların temel özelliklerinden birisi de beslenmedir. Besin maddelerinin üretilerek ya da dışarıdan alınarak vücutta kullanılmasıyla gerçekleşir. Beslenmede kullanılan maddelere besinler denir. Besinler canlı vücudunun büyümesinde, onarılmasında ve yaşamın düzenlenmesinde etkili olur. Üretici canlılar kendi besinlerini yaparken, tüketici olanlar dışarıdan hazır olarak alırlar. Tüketici canlıların kullandığı besinler 2 grupta bulunur. a. Bitkisel besinler Bitkilerin vücudunu oluşturan yaprak, meyve, tohum, kök gibi kısımlardır. b. Hayvansal besinler Hayvanların vücudu ve faaliyetiyle oluşurlar. Et, süt, yumurta, bal, yoğurt, peynir bu gruba girer. Kimyasal yapılarına ve özelliklerine göre besin maddeleri 2 alt grupta incelenir. Organik besinler Canlı hücrelerde, biyolojik reaksiyonlar sonucu üretilirler. Protein, yağ, şeker, vitamin gibi. İnorganik besinler Toprak üzerinde ve içinde doğal olarak bulunurlar. Su, mineraller gibi. Besin maddeleri canlı vücudunda kullanıldığı görevlere göre 3 grupta incelenir. 1. Karbonhidratlar Şekerler C, H, O elementlerinin birleşmesiyle oluşur. Fotosentez sonucu ilk oluşan organik besindir. Değiştirilerek diğer organik besinlerin oluşmasını sağlarlar. Enerji üretiminde ilk önce kullanılır. Daha çok bitkisel besinlerde bulunur. Atom sayısı ve özelliğine göre hücrelerde farklı şekerler bulunabilir. Glikoz şekeri Kimyasal yapısı C6H12O6 dır. Fotosentez sonucu üretilir. Şekerlerin yapıtaşıdır. Solunum ve sentez olaylarında kullanılır. İnsan ve hayvanlarda kan şekerini oluşturur. Fehling benedikt çözeltisi ile kırmızı renk verir. Glikojen şekeri Şekerin insan ve hayvanlardaki depo şeklidir. Binlerce glikozun birleşmesinden oluşur. Kan şekeri azaldığında eritilerek kana verilir. Nişasta şekeri Şekerin bitkilerdeki depo şeklidir. Binlerce glikozun birleşmesinden oluşur. Hücrelerdeki lökoplast organelinde üretilir. Tohum ve meyvelerde bol bulunur. Nişasta iyot çözeltisi ile mavi renk verir. Selüloz şekeri Bitkilerde,hücre çeperinin oluşmasını sağlar. Hücrede yapısal görev yapar. Çok sert yapılıdır. Hücrelere desteklik sağlar. İnsan ve hayvanların çoğu tarafından sindirilemez. Odunun % 50’si, pamuğun %95’i selülozdan oluşur. 2. Yağlar Lipidler C, H, O elemetlerinin birleşmesiyle oluşur. Şekerlerin golgide değiştirilmesiyle üretilir. İki tane yapı taşı bulunur. Bunlar yağ asidi ve gliseroldür. bir yağ molekülü 3 yağ asidi ve 1 gliserolün birleşmesinden oluşur. Sindirilmesi zor olup şekerlerden sonra enerji verici olarak kullanılır. Çoğunlukla yedek besin olarak depolanır. Bitkisel yağlar sıvı ve hayvansal yağlar katıdır. Yağ molekülleri beyaz kağıt üzerine saydam leke bırakır. Canlılarda bulunan yağlar – Hücre zarını oluşturur. – Hormonların yapısına katılır. – Vücudun ısı yalıtımını sağlar. – Göçmen kuşlar ve kış uykusuna yatan canlıların enerji ihtiyacını karşılar. 3. Proteinler C, H, O, N elementlerinin birleşmesiyle oluşur. En küçük yapı taşlarına amino asit denir. Hücrelerde 20 çeşit amino asit bulunur. Amino asitler farklı sayı, sıra ve çeşitte kullanılarak değişik tipte proteinin yapılmasını sağlarlar. Proteinler ribozomlarda üretilir. Proteinler nitrik asit ile sarı renk verir. Canlılarda bulunan proteinler – Hücre zarı, hormon ve antikorların yapılmasını sağlar. – Enzimlerin, kasların, tırnağın, kılların yapılmasını sağlar. – Uzun süreli açlıklarda en son enerji vericidir. 4. Vitaminler Hücrelerdeki biyolojik olayların düzenlenmesinde görev yapar. Çoğu bitkiler tarafından üretilir. B ve C vitaminleri suda, A, D, E, ve K vitaminleri yağda erirler. Yağda eriyen vitaminler vücutta depolanabilir. Sindirilmeden kana karışırlar, enerji vermezler. Eksiklerinde metabolik hastalıklar oluşur. A vitamini - Gece körlüğü, B vitamini - Beriberi, C vitamini -Skorbit, D vitamini - Raşitizm, E vitamini - Üreme bozukluğu, K vitamini - Kanın pıhtılaşmaması Canlılarda bulunan vitaminler – Vücut direncini artırır. – Kemiğin sertleşmesini, kanın pıhtılaşmasını, sağlar. – Büyüme, gelişme, üreme davranışlarını etkiler. 5. Su H2O H, O elementlerinden oluşur. Hücrelerin ortalama % 70’ini su molekülleri oluşturur. Su molekülleri kararlı, akıcı ve taşıyıcı özelliğe sahiptir. Vücuttaki kimyasal olaylar için enzimlerin çalışma ortamını oluşturur. Vücutta bulunan suyla – Besin ve artıkların taşınması sağlanır. – Büyük yapılı besinlerin sindirimi sağlanır. – Fotosentezle besin yapılır. – Vücut sıcaklığının düzenlenmesi sağlanır. 6. Mineraller Madensel Tuzlar Doğada maden şeklinde ve toprakta karışım halinde bulunur. Canlılarda 20 - 25 çeşidi Demir, sodyum, kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi kullanılır. Sindirilmez ve enerji vermezler. Vücutta bulunan minerallerle – Klorofilin, hemoglobinin, kemiklerin oluşması sağlanır. – Kasların, sinirlerin, enzimlerin çalışması sağlanır. B. SİNDİRİM SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ Besin maddeleri hücrelerin sitoplazmalarında kullanılır. Büyük yapılı besinlerin hücre zarından geçmesi için parçalanması gereklidir. Bu olaya sindirim denir. Sindirim olayı hücre içinde yapılıyorsa hücre içi, hücre ve vücut dışında yapılıyorsa hücre dışı sindirim denir. İnsanlarda büyük yapılı besinlerin parçalanması için özel organlardan oluşan sindirim kanalı kullanılır. Besinlerin diş ve kaslarla parçalanmasına mekanik sindirim enzimler yardımıyla parçalanmasına da kimyasal sindirim denir. Bitkisel ve hayvansal kaynaklı yiyecek ve içeceklerde bulunan protein, yağ ve şekerler sindirime uğrarlar. İnsanların sindirim kanalı ağız - yutak - yemek borusu - mide - ince borusu - kalın bağırsak - yardımcı organlardan oluşur. a. Ağız Sindirim kanalının başlangıcıdır. Besinlerin vücuda alınmasını sağlar. Ağızda dişler, tükürük bezleri ve dil bulunur. Dişler Vücudun en sert yapısı olup katı besinlerin mekaniksel sindirimini sağlar. Böylece besinlerin yutulmasını ve daha kolay hazmedilmesi sağlanır. Ağızda besinlerin parçalanmasını sağlayan kesici dişler 8 köpek dişleri 4 ve azı dişleri 20 bulunur. Bir diş dıştan içe doğru mine tabakası, fildişi tabakası ve diş özü tabakası kısımlarından oluşur. Tükürük bezleri Kaygan, eritici ve sindirici özelliğe sahip tükürüğü salgılar. Ağızda 3 çifti bulunur. Tükürük besinlerin ıslatılmasında, yumuşatılmasında ve kayganlaştırılmasında görev yapar. Dil Çizgili kas taşıyan hareketli bir organdır. Kısmen istemli ve kısmen istemsiz olarak çalışır. Besinlerin ağız içinde çevrilmesinde ve yutulmasında etkili olur. b. Yutak Nefes borusu ve yemek borusunun giriş kısmında bulunur. Yapısındaki kaslı kapakçık yardımıyla solunan havanın soluk borusuna, yutulan lokmaların yemek borusuna geçmesini sağlar. c. Yemek borusu İnce, uzun, boru şeklinde olan düz kaslardan oluşmuş bir yapıdır. Yutulan besinlerin yavaş ve ritimsel olarak mideye taşınmasını sağlar. d. Mide Karın boşluğunun sol alt kısmında bulunur. sindirim kanalının geçiş kısmıdır. Duvarlarında çok sayıda düz kas ve salgı bezi bulunur. Mideye ulaşan besinler burada bir süre depolanır, karıştırılır ve mikropları öldürülür. Besinlerde bulunan proteinlerin bir kısmı sindirilir. e. İnce bağırsak Sindirim kanalının ince ve uzun olan kısmıdır. Duvarlarında düz kaslar bulunur ve ritimsel olarak çalışır. Burası besinlerin tamamen sindirilip emilmesinde iş görür. Pankreas ve kendi salgı bezlerinden gelen enzimler protein, yağ ve şekerleri kimyasal olarak sindirir. İç yüzeyinde bulunan kılsı villuslar sindirilen besinlerin kana geçirilmesini sağlar. f. Kalın bağırsak Sindirim kanalının son kısmıdır. Sindirim artıklarının bir süre depolanmasını ve zaman zaman atılmasını sağlar. Depolama sırasında gerekli su ve mineraller emilebilir. Bu kısımda bulunan yararlı vitamin bakterileri B ve K vitaminlerinin üretilmesini sağlar. g. Yardımcı organlar İnce bağırsaktaki sindirimin tamamlanabilmesi için sindirime yardımcı olan sıvılar üretirler. Karaciğer ve pankreas bu özelliğe sahiptir. Pankreas Ürettiği özsuyu içerisinde protein sindirici tripsin, Yağ sindirici lipaz ve şeker sindirici amilaz enzimleri bulunur. Karaciğer Ürettiği safra özsuyu ince bağırsaktaki yağların mekanik sindirimini sağlar. DOLAŞIM SİSTEMİ Bütün organ ve sistemler arasında madde iletimini sağlayan yapılara dolaşım sistemi denir. Dolaşım sistemi besin, gaz, hormon, artık, antikor gibi maddeleri ilgili hücrelere taşır. A. DOLAŞIM SİSTEMİNİN KISIMLARI Dolaşım sistemini kalp, damarlar ve kan dokusu oluşturur. 1. Kalp Göğüs boşluğunda bulunan çizgili kaslardan oluşmuş bir organdır. İstemsiz, hızlı, güçlü ve uzun süreli olarak çalışır. Böylece kan sıvısının damarlarda akmasını sağlar. Kalp, kulakçık ve karıncık olmak üzere 2 kısımdan oluşur. Kulakçık Kan sıvısını kalbe doğru çeken kısmıdır. Sol kısmı vücut toplar damarına, sağ kısmı akciğer toplar damarına bağlıdır. Karıncık Kan sıvısını organlara doğru pompalayan kısımdır. Sol kısmı vücut atar damarıyla, sağ kısmı akciğer atardamarıyla bağlantılıdır. Kalbin sağ tarafında kirli kan CO2 oranı fazla ve sol tarafında da temiz kan O2 oranı fazla bulunur. Kalbin çevresinde koruyucu olan perikard adlı kaygan zar bulunur. Bu zar kalbi dış etkilerden korur. Kalp üzerinde bulunan damarlara koroner damarlar denir. Bu damarlar kalbin hızlı bir şekilde beslenmesini sağlar. Kalbin kulakçık ve karıncıkları art arda ritimsel olarak kasılıp gevşerler. Kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşer ve kan sıvısı kulakçıktan bilgi karıncığa doğru akar. Karıncıklar kasılırken kulakçıklar gevşer ve kan sıvısı organlara doğru pompalanır. Kalbin kulakçık ve karıncıklarının kasılması dakikada ortalama olarak 70 - 80 kez gerçekleşir. kasılma hızı hormon ve sinirler etkisiyle artırılıp azaltılabilir. 2. Damarlar İçerisinde kan sıvısının dolaştığı boru şeklindeki yapılara damar denir. Özellik ve görevine göre 3 çeşidi bulunur. a. Atar damarlar Kalpten organlara kan götüren damarlardır. Vücut ve organ atar damarlarında temiz kan, akciğer atar damarında kirli kan bulunur. Yapısında kalın düz kas tabakası bulunur. Kan basıncı ve akış hızı yüksektir. b. Toplar damarlar Organlardan kalbe kan getiren damarlardır. Organ toplar damarlarında kirli kan, akciğer toplar damarında temiz kan bulunur. Yapısında ince düz kas tabakası bulunur. Kan basıncı ve akşı hızı düşüktür. c. Kılcal damarlar Atar damarlar ile toplar damarlar arasında bulunur. Kanın atar damardan toplar damara geçmesini sağlar. Yapısında kas dokusu bulunmaz. Kan basıncı normal ve kanın akış hızı en düşüktür. Kalbin çalışması sırasında damarlarda oluşturduğu sarsıntılara nabız denir. Kanın damarlarda akarken oluşturduğu basınca tansiyon denir. Nabız ve tansiyon arttığında damarlardaki kanın akış hızıda artar. Kalpten çıkan kirli ve temiz kanın dolaşma mesafesi ve özelliğine göre 2 çeşit dolaşım kullanılır. -> Küçük kan dolaşımı Kalpten çıkan kirli kanın akciğerlerde temizlenmesini sağlar. Kalbin sağ karıncığından başlar ve sol kulakçığında biter. -> Büyük kan dolaşımı Kalpten çıkan temiz kanın vücut organlarına ulaşmasını sağlar. Kalbin sol karıncığından başlayıp sağ kulakçığında biter. 3. Kan Sıvısı Başlı başına bir doku olup, sıvı ve akıcıdır. Su oranı çok yüksektir. Yapısında hücrelerin ihtiyacı olan maddelerle, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddeler bulunur. Kan sıvısında su, mineral, oksijen, karbondioksit ve kan hücreleri bulunur. Kanın yapısında özel görevler yapan kan hücreleri taşınır. a. Alyuvarlar Kırmızı renkli ve kanda en fazla bulunan hücrelerdir. Oksijen ve karbondioksitin taşınmasında görev yapar. b. Akyuvarlar Beyaz renkli ve kanda en az bulunan hücrelerdir. Mikropların yok edilerek bağışıklığın sağlanmasında görev yapar. c. Kan pulcukları Hücre parçaları olup üzerinde pıhtılaşma proteinlerini taşır. Kesilen ve zedelenen damarların onarılmasında görev yaparlar. B. KAN GRUPLARI Kan gruplarının oluşumunda alyuvarlar üzerindeki özel protein çeşitleri ve kandaki antikor çeşitleri etkili olur. Alyuvarlar üzerinde A, B ve Rh tipinde 3 çeşit proteinin bulunma durumuna göre farklı kan grupları oluşur. Ayrıca, kan sıvısında yabancı proteinleri çökelten özel antikorlar bulunur. Bunlar A antikoru, B antikoru ve Rh antikorudur. A grubunda – B antikoru, B grubunda – A antikoru, 0 grubunda – A, B antikoru, Rh– grubunda – Rh antikoru bulunur. Yaralanma, ameliyat, hastalanma durumlarında vücuttaki kan sıvısı yeterli olmadığı için vericiden kan nakli yapılır. 2 çeşidi kullanılır. -> İdeal kan nakli Herkesin kendi grubundan kan alıp vermesidir. A A, B B, AB AB, O O, Rh+ Rh+, Rh– Rh– şeklinde yapılır. -> Zorunlu kan nakli Kendi grubundan kan bulunmadığı zamanlarda yapılır. MİKROPLAR ve BAĞIŞIKLIK OLAYI Vücudu oluşturan organ ve sistemlerin çalışmasının bozulmasına hastalanma denir. Soğuk hava, zehirler, besinler, kimyasal maddeler ve mikroplar hastalanmaya neden olabilirler. Vücutta hastalık oluşturan bir hücreli mikroorganizmalara mikrop denir. Mikroplar iç parazit olarak yaşarlar. Yaşama ve çoğalmaları için insan vücudunu kullanırlar. Mikroplar vücuda besinlerle ağızdan, havayla burundan, kan nakli ile ve yaralanmalarla deriden bulaşabilir. Vücuda sızan mikroplar kan yoluyla yaşayabilecekleri hedef organa taşınarak yerleşirler. Her mikrop çeşidi kendisine has olan organa yerleşir. Nezle mikrobu - Burun, Kuduz mikrobu - Beyin, Hepatit mikrobu - Karaciğer, Verem mikrobu - Akciğer, Kızamık mikrobu - Deri, Zatürre mikrobu -> Akciğere yerleşir. Organlara yerleşen mikroplar hücreleri parçalanarak ve besinleri kullanılarak hızla çoğalırlar. Böylece vücutta hastalık belirtileri ortaya çıkar. Vücuda sızan mikroplar virüs, bakteri, protist ve mantar kökenli olabilir. Mikroplara karşı vücudu koruyan ve sızan mikropları yok eden yapılara bağışıklık sistemi denir. Mikroplara karşı bağışıklık 2 şekilde gerçekleşir. – Mikropların vücuda sızmasını önleme – Organlardaki mikropları parçalayarak yok etme Vücuda sızan mikropların yok edilmesinde akyuvar ve antikorlar kullanılır. Akyuvarlar hareketli olup mikropları yakalayarak sindirir. Antikorlar, özel proteinler olup mikrop ve toksinleri etkisiz hale getirir. Mikropların ürettiği zararlı maddelere toksin denir. Toksinlere karşı etkili olan antikorlara da antitoksin denir. Vücutta, kazanılma şekline göre 2 çeşit bağışıklık kullanılır. 1. Doğuştan Kazanılan Doğal Bağışıklık Kalıtsal olup bütün insanlarda benzer şekilde bulunur. – Deri üzerindeki ölü tabaka mikropları geçirmez. – Midedeki asitli sıvı besinlerdeki mikropları geçirmez. – Burundaki mukus havadaki mikropları tutar. – Ağızdaki tükürük giren mikropları tutar. – Anne kanından bebeğe geçen antikorlar bir süre kullanılır. – Kandaki akyuvarlar sızan mikropları yok eder. 2. Sonradan Kazanılan Bağışıklık Farklı şekillerde karşılaşılan mikroplara karşı vücudun antikor üretmesi ve kullanmasıdır. 4 şekilde gerçekleşir. a. Hastalığın geçirilmesi Hastalanan vücut mikropları tanıyarak antikor üretme yeteneği kazanır. Üretilen antikorlar bitse bile vücut sürekli antikorları yeniler. b. Vücuda yavaş yavaş sızan mikropların tanınması İster istemez vücuda yavaş yavaş sızan mikroplar hastalanmadan tanınarak antikor üretme yeteneği kazanılır. c. Aşı olunması Aşı içesinde zayıflatılmış olan mikroplar bulunur. Bu sıvı vücut kuvvetli iken uygulanır ve vücudun mikropları tanıyarak antikor üretme yeteneği kazanması sağlanır. Mikroplara karşı vücudu korur. d. Serum alınması İçerisinde başka canlılara ait antikor bulunan özel sıvılara serum denir. Serum hasta insanların tedavi olması için uygulanır. Kullanılan antikorlar başka canlılardan alındığı için etkisi kısa sürelidir. Hastalıklara karşı bağışıklık kazanma süresine göre 2 çeşit bağışıklık kazanılır. -> Aktif bağışıklık Mikroplara karşı uzun süreli olarak bağışıklık kazanılır. Vücut antikor üretme yeteneği kazanmıştır. Sonradan kazanılan bağışıklıktaki a, b ve c seçeneklerindeki durumlar bu bağışıklığı sağlar. -> Pasif bağışıklık Mikroplara karşı kısa süreli olarak bağışıklık kazanılır. Vücutta başka canlılara ait antikorlar kullanılır ve kendisi üretmez. Serum kullanılması ile bu durum sağlanır. SOLUNUM ve BOŞALTIM SİSTEMLERİ A. SOLUNUM SİSTEMİ Hava ile kan arasında gaz değişimini sağlayan organlara solunum sistemi denir. İnsanlar akciğerli solunum sistemini kullanırlar. Solunum sistemi kanal şeklinde olup farklı organlardan oluşur. a. Burun Havanın vücuda girdiği organdır. Yapısında kıllar, mukus bezi, nemli deri, kılcal damarlar, kıvrımlı kemik kanalları sinüs bulunur. Alınan havanın temizlenmesini, ısıtılmasını, nemlendirilmesini ve kokusunun alınmasını sağlar. b. Yutak Yapısındaki kapakçık yardımıyla solunan havanın nefes borusuna geçmesini sağlar. c. Nefes borusu Havanın akciğerlere taşınmasını sağlar. Yapısındaki kıkırdak halkalar soluk borusunun sürekli açık kalmasını, kaslar borunun çapının değiştirilmesini, mukuslu siller de yabancı maddelerin tutulmasını sağlarlar. Soluk borusunun başlangıç kısmına gırtlak denir. Gırtlağın yapısında kıkırdaklar, ses telleri ve kaslar bulunur. Nefes verilirken konuşma sesinin oluşmasını sağlar. d. Bronşlar Solunan havanın sağ ve sol akciğerlere taşınmasını sağlar. Havanın akciğer içinde yayılmasını da bronşçuklar sağlar . e. Akciğer Havanın kana geçmesini ve kanın temizlenmesi sağlar. Akciğerde gaz değişimini sağlayan balon şeklindeki birimlere alveol hava kesesi denir. Alveoller, kılcallardaki kirli kan ile akciğerlerdeki temiz hava arasında yoğunluk farkına göre difüzyonla gaz değişiminin yapılmasını sağlarlar. Akciğerler göğüs boşluğunda sağlı sollu 2 kısımdan oluşur. Sağ akciğer 3, sol akciğer 2 parçalıdır. Akciğerin yapısında kas, kıkırdak, kemik gibi yapılar bulunmaz. Tamamen epitel dokunun zarlarından oluşur. f. Diyafram ve kaburga kasları Solunumun yapılmasına yardımcı olan yapılardır. Kasılıp gevşeyerek iç basıncı değiştirerek akciğerin çalışmasını sağlarlar. Nefes Alma Olayı – Omurilik soğanı akciğerin çalışması için uyartı gönderir. – Akciğer çevresindeki diyafram ve kaburga kasları kasılır. – Göğüs boşluğu öne ve alta doğru genişler. – Akciğerler büyür. – İç basınç düşer. – Dışarıdan temiz hava çekilir. – Alveollerde gaz değişimi yapılır. – Nefes verilmesi sırasında, nefes almadaki olayların tersi yapılır. B. BOŞALTIM SİSTEMİ Besin maddelerinin hücrelerdeki metabolik olaylarda kullanılması sonucu oluşan ürünlere artıkdenir. Vücuttaki suyun fazlası, tuzun fazlası, minerallerin fazlası, vitaminlerin fazlası, asitler, gazlar, amonyak, üre ve ürik asitler, ilaçlar artık özelliğinde bilgi olup hormonal düzenleme sonucunda boşaltımla dışarı atılabilir. Artıklar dolaşım sıvısı olan kanda bulunur. Kan boşaltım sistemi organlarında süzülerek artıkları ayıklanır. Boşaltım sistemi farklı organlardan oluşur. Böbrek atar damarı Yapısında bol artık bulunan kirlenmiş kanı organlardan böbreğe doğru getirir. Böbrek toplar damarı Böbrekte temizlenmiş olan kanı kalbe doğru taşır. Böbrek Kanı süzerek artıkları ayıklar ve sulandırarak idrarı oluşturur. Kanın bileşimini belirli sınırlar içerisinde düzenler. İdrar kanalı Artıklı sıvıyı idrar idrar kesesine taşır. İdrar kesesi Mesane Gün boyu oluşan idrarı depolayarak belli zamanlarda dışarıya atar. Böbrek, boyuna kesildiğinde 3 kısımdan oluştuğu görülür. Dış kısmında kabuk, iç kısmında havuzcuk bulunur. -> Kabuk kısmı Kanın süzülmesini sağlayarak artıkların kan sıvısından ayrılmasını sağlar. -> Öz kısmı Süzüntüde bulunan yararlı maddelerin tekrar kana geri alınmasını sağlar. -> Havuzcuk Artıkların toplandığı idrarın oluştuğu kısımdır. Bundan başka deri, akciğer ve karaciğer boşaltım yapılmasına yardımcı olur. Deri terleyerek, akciğer solunum yaparak ve karaciğer zehirli maddeleri etkisiz hale getirerek boşaltıma yardımcı olur. Vücutta bulunan sistemler nelerdir? 1. Hareket sistemi 2. Sindirim sistemi 3. Dolaşım sistemi 4. Solunum sistemi 5. Boşaltım sistemini 6. Sinir sistemi 7. Üreme sistemi Hareket sistemi nedir? Vücudun ya da bölümlerinden birinin yer değiştirmesi olayına hareket denir. Hareket, iskelet ve kaslarla yapılır. Hareket sistemini oluşturan bölümler nelerdir? 1. İskelet hareket sistemini oluşturur. 2. Kaslar hareket sistemini oluşturur. İskeletin oluşumu 1. İskelet kemiklerden oluşur. 2. İskelet eklemlerden oluşur. Hareket sistemini oluşturan bölümlerin görevleri 1. İskeletin vücuttaki görevi 2. Kasların vücuttaki görevi Hareket sistemini oluşturan organların sağlığını korumanın yolları 1. Otururken, yürürken dik durma 2. Kemik sağlığı için süt, süt ürünleri, balık, karaciğer yumurta vb. besinlerin alınması gerek 3. Düzenli spor yapmak gerek 4. Güneş ışığı gerekli 5. Ağır yük kaldırmanın hareket sistemine zarar vereceği 6. Uzun süre yürüme ve ayakta durmanın hareket sistemine zarar vereceği 7. Anî dönme, anî eğilip kalkmaların hareket sistemine zarar vereceği 8. Yatarken sert yatakların ve küçük yastıkların tercih edilmesi gerektiği 9. Hareket sisteminde oluşabilecek rahatsızlıklar için doktora gidilmesi gerektiği Sindirim sistemi nedir? 1. Besinlerin vücuda yararlı hâle gelmesine sindirim denir. 2. Sindirimin, sindirim organları tarafından yapılır. Sindirim sistemini oluşturan organlar nelerdir? 1. Sindirim borusu 2. Ağız 3. Dişler 4. Yemek borusu 5. Mide 6. İnce ve kalın bağırsaklar Sindirim sistemini oluşturan organların görevleri nelerdir? 1. Sindirim borusunun görevi 2. Ağzın görevi 3. Dişlerin görevi 4. Yemek borusunun görevi 5. Midenin görevi 6. İnce bağırsağın görevi 7. Kalın bağırsağın görevi Ağız ve diş sağlığını koruma yolları 1. Tatlı ve şekerli yiyeceklerden sonra ağzın temizleneceği 2. Fındık, ceviz vb. yiyeceklerin dişlerle kırılmayacağı 3. Çok soğuk, sıcak yiyeceklerin yenilmeyeceği 4. Sigara, alkol vb. zararlı maddelerin kullanılmayacağı 5. Diş ipi, naylon iple dişlerin temizleneceği 6. Altı ayda bir diş doktoruna gidileceği 7. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanacağı Sindirim sistemini oluşturan organların sağlığını koruma 1. Yiyeceklerin temiz ve taze olması gerektiği 2. Yiyeceklerin iyi pişirilmesi gerektiği 3. Yemeklerin düzenli öğün şeklinde yenilmesi gerektiği 4. Yiyeceklerin hızlı yenilmesinin sindirim sistemine zarar vereceği 5. Yiyeceklerin iyi çiğnenmesi gerektiği 6. Baharatlı, yağlı, fazla kızarmış yiyeceklerin sindirim sistemine zarar vereceği 7. Yiyeceklerin çok sıcak ve çok soğuk yenilmesinin zararlı olduğu 8. Asitli içeceklerin içilmesinin zararlı olduğu 9. Öğünlerde su içilmesi gerektiği 10. Sigara ve alkol kullanmanın sindirim sistemine zararlı olduğu 11. Belirli saatlerde düzenli olarak tuvalete çıkılması gerektiği 12. Sindirim organlarının rahatsızlığında doktora gidilmesi gerektiği Dolaşım sistemi 1. Kalbin kasılıp gevşemesiyle kanın damarlar içinde yer değiştirmesine dolaşım denir. 2. Dolaşım kalp ve damarlarla yapılır. Dolaşım sistemini oluşturan organlar 1. Kalbin dolaşım sistemi organı olduğu 2. Damarların dolaşım sistemi organı olduğu Dolaşım sistemini oluşturan organların görevleri 1. Kalbin görevi 2. Damarların görevi Kanın özelliklerini bilir. 1. Kanın akıcı bir sıvı olduğu 2. Kanın renginin kırmızı olduğu Kan grupları 1. Dört çeşit kan grubu 2. “A grubu” 3. “B grubu” 4. “AB grubu” 5. “O grubu” 6. Her bir kan grubunun negatifi ve pozitifi olduğu Dolaşım sistemini oluşturan organların sağlığını korumanın yolları 1. Yeşil sebzelerin yenilmesinin dolaşım sistemine yararlı olacağı 2. Bol vitamin içeren meyvelerin yenilmesinin dolaşım sistemine yararlı olacağı 3. Sıkı ve dar giysilerin dolaşım sistemine zarar vereceği 4. Alkol, sigara gibi maddelerin dolaşım sistemini olumsuz etkilediği 5. Aşırı baharatlı ve yağlı yiyeceklerin dolaşım sistemini olumsuz etkilediği 6. Çalışılan yerlerin sık sık havalandırılması gerektiği 7. Düzenli spor yapılması gerektiği Solunum sistemi 1. Vücut için gerekli olan temiz havanın alınıp vücutta oluşan kirli havanın dışarı atılmasına solunum denir. 2. Solunumun, solunum organlarıyla yapılır. Solunum sistemini oluşturan organlar 1. Burnun, solunum sistemi organı olduğu 2. Gırtlağın, solunum sistemi organı olduğu 3. Akciğerlerin, solunum sistemi organı olduğu 4. Soluk borusunun solunum sistemi organı olduğu Solunum sistemini oluşturan organların görevleri 1. Burnun görevi 2. Gırtlağın görevi 3. Akciğerlerin görevi 4. Soluk borusunun görevi Solunum sistemini oluşturan organların sağlığını korumanın yolları nelerdir? 1. Solunum yapılan havanın temiz olması gerektiği 2. Grip, nezle ve diğer solunum yolu hastalıklarına yakalanan kimselerden uzak durulması gerektiği 3. Bulaşıcı hastalığı olan kişilerin eşyalarının kullanılmasının sakıncalı olduğu 4. Sigara ve alkol kullanılmasının zararlı olduğu 5. Temiz havada bol bol spor yapılması gerektiği 6. Mevsime uygun giyinilmesi gerektiği 7. Aşırı sıcak ve soğuk gıdalar yenilmesinin sakıncalı olduğu 8. Bulunulan odanın sık sık havalandırılması gerektiği 27 Boşaltımı 1. Bağırsaklardaki posa ile vücuttaki idrar, ter vb. salgıların vücuttan dışarı atılmasına boşaltım denildiği 2. Boşaltımın, boşaltım organlarınca yapıldığı 28 Boşaltım sistemini oluşturan organları 1. Böbreklerin, boşaltım sistemi organı olduğu 2. İdrar torbasının, boşaltım sistemi organı olduğu 3. İdrar borusunun, boşaltım sistemi organı olduğu 4. Derinin, boşaltım sistemi organı olduğu 29 Boşaltım sistemini oluşturan organları 1. İstenilen boşaltım sistemi organını 2. İstenilen boşaltım sistemi organını şema üzerinde 30 Boşaltım sistemini oluşturan organların görevleri 1. Böbreğin görevi 2. İdrar torbasının görevi 3. İdrar borusunun görevi 4. Derinin görevi 31 Boşaltım sistemini oluşturan organların sağlığını koruma 1. Sıcak havalarda bol sıvı alınmasının gerektiği 2. İçme suyunun temizliğine dikkat edilmesi gerektiği 3. Alkollü içkilerin, boşaltım sistemi organları üzerinde zararlı etkisi olduğu 4. İdrarın fazla biriktirilmesinin vücut için zararlı olacağı 5. Fazla acılı, yağlı ve tuzlu yiyeceklerin boşaltım sistemi organları için zararlı olduğu 6. Sık sık banyo yapılması gerektiği 7. Boşaltım sistemi organlarıyla ilgili hastalıklarda doktora gidilmesi gerektiği 32 Üreme 1. Canlıların, kendine benzeyen yeni canlılar meydana getirmesine üreme denildiği 2. İnsan türünün devamının üremeyle sağladığı 3. Üremenin, üreme organları ile yapıldığı 4. Üremenin, dişi ve erkek üreme hücreleriyle meydana geldiği 33 Üreme sistemini oluşturan organları 1. Kadınlarda dişi üreme organının bulunduğu 2. Erkeklerde erkek üreme organının bulunduğu 34 Üreme sistemini oluşturan organları 1. Dişi üreme organını 2. Erkek üreme organını 35 Üreme sistemini oluşturan organların görevleri 1. Dişi üreme organının görevleri 2. Erkek üreme organının görevleri 36 Ergenlik döneminin özellikleri 1. Ergenlik döneminin yaklaşık olarak 11-21 yaşları arasını kapsadığı 2. Ergenlik döneminin kızlarda erkeklere göre daha erken başladığı 3. Ergenlik dönemine ait yaş sınırının kişiden kişiye farklılık gösterdiği 4. Ergenlik dönemine ait yaş sınırının toplumdan topluma farklılık gösterdiği 37 Ergenlik döneminde meydana gelen bedensel değişikleri 1. Boyun uzadığı 2. Vücut ağırlığının arttığı 3. Sesin kalınlaştığı 4. Yüzde sivilcelerin arttığı 5. Erkeklerde bıyık ve sakal çıktığı 6. Vücudun bazı bölgelerinde kıllanma olduğu 7. Cinsel organlarda değişme olduğu 8. Kızlarda âdet kanaması görüldüğünü 9. Erkeklerin, cinsel organlarından bir sıvının geldiği 38 Sinir sistemi 1. Sinir sisteminin, vücudumuzdaki organların düzenli çalışmasını sağladığı 2. Sinir sisteminin, vücudun diğer tüm sistemlerinin dengeli biçimde çalışmasını sağladığı 3. Sinir sisteminin, vücudumuzun çevreye uyum göstermesini sağladığı 4. Sinir sisteminin, insanın istemli ve istemsiz tüm hareketlerini düzenlediği 39 Sinir sistemini oluşturan organları 1. Beynin, sinir sistemi organı olduğu 2. Beyinciğin, sinir sistemi organı olduğu 3. Omuriliğin, sinir sistemi organı olduğu 4. Omurilik soğanının, sinir sistemi organı olduğu 40 Sinir sistemini oluşturan organları 1. İstenilen sinir sistemi organını 2. İstenilen sinir sistemi organını şema üzerinde 41 Sinir sistemini oluşturan organların görevleri 1. Beynin görevleri 2. Beyinciğin görevleri 3. Omuriliğin görevleri 4. Omurilik soğanının görevleri 42 Sinir sistemini oluşturan organların sağlığını koruma yolları 1. Düzenli spor yapılması gerektiği 2. Dengeli ve düzenli beslenmenin gerekli olduğu 3. Darbe ve yaralanmalardan kaçınılması gerektiği 4. Alkol, sigara ve uyuşturucu kullanılmaması gerektiği 5. Bulaşıcı hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiği

vücudumuzdaki sistemler ile ilgili şiirler